Burun ameliyatından sonra burundan dikiş ipi sarkması, genellikle eriyebilir sütür materyalinin iyileşme sürecinde yüzeye çıkmasıyla oluşur. Bu durum çoğu vakada enfeksiyon belirtisi değildir ve dokular iyileştikçe kendiliğinden düşebilir. Ancak uzun süren akıntı, ağrı veya kızarıklık varsa değerlendirme gerekir.
Burun estetiği sonrası dikişlerin görünmesi, özellikle açık rinoplasti tekniğinde kolumella ve burun içi kesilerde kullanılan sütürlere bağlıdır. Eriyebilir dikişler bazen mukozadan dışarı doğru uzayabilir. Hastanın müdahale etmemesi ve cerrah kontrolünde alınması önerilir.
Rinoplasti sonrası sarkan sütür ipliği ne zaman tehlikelidir sorusu önemlidir; kötü kokulu akıntı, artan hassasiyet, şişlik ve ateş gibi bulgular enfeksiyona işaret edebilir. Bu belirtiler mevcutsa erken dönemde muayene yapılmalı ve gerekirse lokal tedavi uygulanmalıdır.
Burun ameliyatı sonrası dikiş bakımı, komplikasyon riskini azaltmada temel unsurdur. Burun içi hijyenin önerilen solüsyonlarla sağlanması, kabukların zorla koparılmaması ve kontrollerin aksatılmaması gerekir. Uygun takip ile sarkan dikişler genellikle sorunsuz şekilde iyileşir.
Burun Ameliyatlarında Hangi Tür Dikişler Kullanılır?
Burun cerrahisinde hem absorbe olabilen (eriyebilen) hem de non-absorbe (erimeyen) sütür materyalleri kullanılabilir.
- Absorbe sütürler, vücut dokularında belirli bir süre içinde hidroliz veya enzimatik süreçlerle parçalanarak kaybolur. Bu tür iplikler genellikle burun içindeki mukozal dokuların kapatılmasında tercih edilir.
- Non-absorbe sütürler ise kalıcı destek sağlamak amacıyla özellikle kıkırdak şekillendirme işlemlerinde kullanılabilir.
Eriyebilen dikişler bazen tam olarak çözünmeden önce gevşeyebilir ve burun içinden küçük bir iplik ucu şeklinde dışarı doğru sarkabilir. Bu durum, özellikle ameliyattan sonraki ilk birkaç hafta içinde daha sık görülür.
Dikiş İpi Neden Sarkar?
Burundan dikiş ipi sarkmasının birkaç olası nedeni vardır:
1. Doku Ödeminin Azalması
Ameliyat sonrası dönemde burun dokularında belirgin bir ödem (şişlik) gelişir. İyileşme ilerledikçe ödem azalır ve dokuların hacmi küçülür. Bu süreçte daha önce dokunun içinde kalan dikiş ucu görünür hale gelebilir.
2. Sütürün Kısmi Erimesi
Absorbe sütürler parçalanma sürecine girdiğinde ipliğin bir kısmı çözünürken diğer kısmı bütünlüğünü koruyabilir. Bu da ipliğin serbestleşerek dışarı doğru uzamasına neden olabilir.
3. Yüzeyel Yerleşim
Bazı sütürler, özellikle burun iç mukozasında yüzeye daha yakın konumlanmış olabilir. Mukozanın epitelizasyon süreci sırasında dikiş ipliği dış ortamla temas edebilir.
4. Yabancı Cisim Reaksiyonu
Nadir durumlarda vücut, sütür materyaline karşı hafif bir yabancı cisim reaksiyonu geliştirebilir. Bu durumda lokal kızarıklık, hassasiyet ve küçük bir iplik ucunun dışarı atılması söz konusu olabilir. Bu mekanizma, vücudun sütürü “reddetmesi” şeklinde değil, kontrollü bir inflamatuvar yanıt olarak değerlendirilir.
Hangi Durumlar Normal Kabul Edilebilir?
Aşağıdaki durumlar çoğunlukla iyileşme sürecinin doğal bir parçası olarak değerlendirilir:
- İnce, şeffaf veya beyaz renkli iplik ucunun görülmesi
- Hafif batma hissi
- Belirgin ağrı, kötü koku veya akıntı olmaması
- Ateş ve genel durum bozukluğu bulunmaması
Bu gibi durumlarda genellikle basit bir poliklinik kontrolünde, doktor tarafından ipliğin steril koşullarda kesilmesi yeterli olur. Hastanın kendi başına ipliği çekmeye çalışması önerilmez; çünkü bu durum doku hasarına veya kanamaya yol açabilir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Bazı belirtiler altta yatan bir enfeksiyon veya komplikasyona işaret edebilir:
- Artan ağrı ve zonklama
- Sarı-yeşil renkli akıntı (pürülan sekresyon)
- Kötü koku
- Lokal kızarıklık ve ısı artışı
- Ateş
Bu bulgular, lokal enfeksiyon veya nadiren sütür hattında gelişen bir apseyi düşündürebilir. Böyle bir durumda kulak burun boğaz uzmanı tarafından değerlendirme yapılması gerekir. Gerekirse lokal temizlik, sütürün çıkarılması veya antibiyotik tedavisi planlanabilir. Ancak tedavi yaklaşımı tamamen bireysel klinik değerlendirmeye dayanır.
Burun Ucundan Dikiş Görülmesi Normal midir?
Açık rinoplasti (open technique) uygulanan hastalarda kolumella bölgesinde (iki burun deliği arasındaki cilt köprüsü) ince bir kesi bulunur. Bu alandaki sütürler genellikle ameliyattan 5–7 gün sonra alınır. Nadiren cilt altında kalan bir sütür ucu daha geç dönemde görünür hale gelebilir.
Bu durum çoğu zaman basit bir sütür reaksiyonu olup, küçük bir müdahale ile düzeltilir. Kalıcı iz veya estetik bozulma gelişmesi beklenmez; ancak her hastada iyileşme yanıtı farklıdır.
Hastalar Neden Endişe Duyar?
Burun ameliyatı, estetik ve fonksiyonel açıdan hassas bir bölgeyi ilgilendirir. Bu nedenle ameliyat sonrası görülen her değişiklik hastada başarısızlık korkusu yaratabilir. Oysa cerrahi sonrası iyileşme süreci dinamik bir süreçtir; doku remodeling’i (yeniden yapılanma) aylar boyunca devam eder. Küçük sütür problemleri genellikle nihai sonucu etkilemez.
Bu noktada önemli olan, hastanın kontrol randevularını aksatmaması ve olağandışı bir belirti fark ettiğinde kendi müdahalesi yerine cerrahına danışmasıdır.
İyileşme Sürecinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
- Burun içini travmatize edecek şekilde karıştırmamak
- Doktorun önerdiği serum fizyolojik spreyleri düzenli kullanmak
- Şiddetli sümkürmeden kaçınmak
- Kontrol muayenelerini ihmal etmemek
Bu önlemler, sütür hattının sağlıklı iyileşmesine katkı sağlar.

Op. Dr. Alev Camcıoğlu, 1975 Kırcaali doğumludur. Saint Michel Fransız Lisesi sonrası, 2001’de Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi uzmanlığını 2008’de tamamladıktan sonra çeşitli illerde mecburi hizmetini yaptı ve askerlik görevini Genelkurmay Başkanlığı’nda gerçekleştirdi. İstanbul Hospital ve Nişantaşı Hastaneleri’nde çalıştı. Şu anda özel kliniğinde İstanbul, Türkiye’de burun estetiği alanında hizmet vermektedir.

